Nov
3
2009

29 Haziran tarihli Aksiyon dergisinde Sayın Prof. Mehmet Erdaş ile yapılan röportaj hakkında CFCube sitesinde yayımladığım kritiğe e-posta yoluyla bir cevap geldi. Gelen cevap benimle birlikte birkaç yahoogroups’a, Aksiyon dergisinden Tuncer Çetinkaya’ya, SAP ve Siemens’den birkaç kişiye daha gönderilmiş. Sayın Erdaş yahoogroups marifetiyle e-postayı yayımladığı için benimde kendisine açık bir cevap yazmam zarureti doğdu.
Sayın Erdaş'a yönelttiğim ilk eleştiri merak edenler için aşağıdaki linkte.
http://www.cfcube.com/post.cfm/ak-nt-ya-kar
http://www.cfcube.com/post.cfm/ak-nt-ya-kar
Sayın Prof. Erdaş’ın 23.09.2009 tarihli “SAP Kitabım hk.” başlıklı e-postası.
Değerli hocanın e-posta metnini çözümledim ve başlıklar altında grupladım.
a) Kurucusu olduğum Workcube ile SAP arasında rekabetten dolayı Aksiyon’daki yazıyı kritik ettiğim iddia ediliyor.
b) Sayın Erdaş’ın akademik kariyeri ile benim özgeçmişim karşılaştırılmak isteniyor.
Değerli hocanın e-posta metnini çözümledim ve başlıklar altında grupladım.
a) Kurucusu olduğum Workcube ile SAP arasında rekabetten dolayı Aksiyon’daki yazıyı kritik ettiğim iddia ediliyor.
b) Sayın Erdaş’ın akademik kariyeri ile benim özgeçmişim karşılaştırılmak isteniyor.
c) Sayın Erdaş ile benim ve kurumumun performansları kıyaslanmak isteniyor.
d) SAP ve Workcube, Mercedes/BMW - Fiat kalitesi ile benzeştiriliyor.
e) Yaptığım kritiğin “insafsız” olduğu ve “ticari menfaat düşüncesiyle” yapıldığı iddia ediliyor.
f) Kullandığımız teknolojiler yetersiz bulunuyor. “yaptığının farkında olmamak” ile akıl dışılık iddia ediliyor.
g) Yazılım üretimi ve kalite süreçleri hakkında bilgimiz sorgulanıyor. Dünyada bu işler nasıl olur deniyor.
h) Workcube’ün sonunun “fiyasko” olmaması umuluyor.
ı) Workcube ile başka kurumlar arasında bağlar kuruluyor.
i) Sayın Erdaş tüm çabalarını vatanperverlik, maneviyatçılık etrafında anlamlandırıyor.
j) Türk gençlerinin, SAP Türkiye ofisinin ve Türk SAP danışmanlarının kalitesini arttırmak isteniyor.
k) Son olarak benim Türk diline katkı sağlamam, bir kitap yazmam ve doktora tezimi sunmam isteniyor.
Şimdi; yukarıda grupladığım başlıklar altında düşüncelerimi ifade edebilirim.
a) Kurucusu olduğum Workcube ile SAP arasında rekabetten dolayı Aksiyon’daki yazıyı kritik ettiğim iddia ediliyor.
İlgili yazım incelendiğinde açık bir biçimde görülecektir ki; SAP hakkında temel olarak olumlu görüşler bildirmekle birlikte işletmeleri başarıya götürecek
dünyada ve Türkiye’de başka çözümler olduğu ve SAP’ın ERP alanında dünya lideri olduğu tesbit ediliyor. Eleştirimin haberin edit ediliş biçimine ve yönlendirici/yanıltıcı yanına. Zira SAP’a yatırım yapan firmaların yatırımlarının ne kadarını geriye aldıkları veya SAP’ın bu firmalara ne kazandırdığı bilimsel bir temelle herhangi bir veriye dayandırılmadan abartılarak veriliyor. Nitekim; hocanın iddiası SAP’ın iddiaların çok ötesine geçmiş. Böyle bir iddiayı SAP yapabilir çünkü taraftır ve malını övmesi gayet tabiidir. Ancak Profesör ünvanına sahip bir kimsenin sözü bir firmanın sözünden farklıdır. Bilim adamı konuştuğu zaman bilim konuşur. Sıradan insanlar için o sözler o kişinin sözü olmaktan çıkar ve bilimsel, itiraz edilemez bir gerçeklik olarak anlaşılır. İşte bu kabul edilemez.
b) Sayın Erdaş’ın akademik kariyeri ile benim özgeçmişim karşılaştırılmak isteniyor.
Sayın Erdaş Yüce Kur’an’dan “Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?” ayetini hatırlatıyor. Güzel bir hatırlatma. Bilinmesi lazım gelir ki; akademi içinde olmadan da bilinebilir. Hocamız benim özgeçmişime ulaşamamış. Akademik kariyerim olmadığını düşünmüş. Başarılı akademik geçmişini belirtmiş. Üstün bir akademik kariyeri olan birine yönelik eleştiri Sayın Erdaş için adeta haddini bilmezlik olarak algılanmış. Nitekim hocam dikeyine yatayına benimle bilgilerini karşılaştırabileceğini söylüyor. Bir bakıma meydan okuyor. Oysa samimi olarak ifade ederim ki; 3 üniversitede 12 yıl okuyarak üniversite diploması almış ve yüksek lisansını tamamlayamamış biri olarak değerli hocamla böyle bir karşılaştırmaya girmekten hicap duyarım.
c) Sayın Erdaş ile benim ve kurumumun performansları kıyaslanmak isteniyor.
Hocam birçok teknolojide deneyim kazanmış, projelerde çalışmış. Abd-i Aciz bendeniz 1991 yılından beri kariyerimi “bilgi tedarikçisi” olarak girişimcilik alanında sürdürüyorum. Bu dönem içerisinde yayıncılık, ticari iletişim danışmanlığı, reklamcılık, web hizmetleri, stratejik outsourcing, bölgesel kalkınma danışmanlığı, rekabetçilik, innovatif mühendislik, bilişim ve yazılım alanında 6 şirket kurdum. Bu şirketlerin üçünü belli bir büyüklüğe getirdikten sonra sattım. Hali hazırda yazılım, kimya, metal ve çevre teknolojileri alanında mühendislik ve bölgesel kalkınma ve rekabet üstünlüğü alanlarında çalışan 3 şirketi yönetiyorum. Şimdiye kadar birçok endüstride 500’den fazla şirkete, 50’ye yakın kamu kurumuna, 20’den fazla bölgesel otoriteye bilgi tedarikçisi olduk. Kimi zaman stratejik danışmanlık, kimi zaman örgütsel gelişim, kimi zaman yazılım, kimi zaman endüstriyel cihazların ve proseslerin geliştirilmesi, imal edilmesiyle uğraştık. 3 şirketimizde 145 yetenekli insan çalışıyor. Bunların tamamı lisans, lisans üstü veya doktoralı arkadaşlarımız. Çalışanlarımızın neredeyse tamamının ilk iş deneyimi veya ikinci şirketleri olduk. Türk insanının yapamaz dedikleri alanlarda biz varız.
d) SAP ve Workcube, Mercedes/BMW – Fiat/Hyundai kalitesi ile benzeştiriliyor.
Her ne kadar söz konusu yazıda Workcube’ü hiç anmamış olsak da Sayın Erdaş Workcube ile SAP’ı kıyaslıyor ve Mercedes/BMW ve Fiat/Hyundai kalite farkını metaforlaştırıyor. Kalite amaca uygunluktur. Hocam ihşallah Workcube ve SAP’ı objektif olarak karşılaştırır, bilimsel bir rapor hazırlarsa memnun oluruz. Kaldı ki böyle bir kalite farkı olduğunu iddia etmesi için elinde test sonuçları olması gerekir. Hocam diyor ki; kitabımı okumadan insafsızca nasıl eleştiriyorsunuz? Oysa benim yazımda kitabı eleştiren tek bir kelime yok. Nasıl oluyorsa hocam bilmediği bir yazılım hakkında hüküm vermekten kendini alamıyor. Ayrıca hocam günceli galiba takip etmiyor. Zira İtalyan Fiat Amerikan Crysler’i satın aldı. Hyundai Genesis yılın otomobili seçiliyor. Hocam benim ülke olarak bazı endüstrilerde ulusal bir politika olarak ısrar edildiğinde sonuç alındığını anlatmak için verdiğim otomobil örneğini çarpıtmış.
e) Yaptığım kritiğin “insafsız” olduğu ve “ticari menfaat düşüncesiyle” yapıldığı iddia ediliyor.
Eleştirim dikkatle okunursa sayın hocanın akademik bir kimliğe sahip olması eleştiri dozunu arttırmama neden olmuştur. Ama insafsız ve saygısız olduğumu düşünmüyorum. Sert olduğu veya tiye alınmış olduğu söylenebilir ancak ticari bir menfaat düşüncesiyle hareket ettiğimi söylemek imkansız. Yazımda son paragrafta geçen “rakip” ifadesi ve ünvanım yer aldığı için hocamız böyle bir zehaba kapılmış olsa gerek. Bir kez daha söylemek lazım gelirse asla bu ithamları kabul edemem.
f) Kullandığımız teknolojiler yetersiz bulunuyor. “yaptığının farkında olmamak” ile akıl dışılık iddia ediliyor.
Hocamız kullandığımız teknolojiler hakkında “şişer” ifadesini kullanıyor. Şişmediği tüm dünyada ispat edilmiş, bizler tarafından ağır ve kompleks iş yüklerinin altından kalkan, binlerce eş zamanlı kullanıcıya sorunsuz hizmet veren bir teknolojiye sahibiz. Üstelik bu teknolojiler açık standartlar. Dünyada milyonlarca geliştiricisi var. Ayrıca ben SAP’ın teknolojisini tartışmaya açmadım. Ama konu açılmışken hocam “uygulama sunucu üzerinde veritabanı programlama” konusunda literatürü ve gelişmeleri biliyor olması gerekir. Ben şişer, yavaş çalışır, donar ifadelerini 5 yıldan daha fazladır
duymamıştım. Peoplesoft Oracle tarafından satın alınmadan önce ana sayfasında “pure internet” teknolojisinin avantajlarından bahsederken SAP’ın teknolojisinin geri olduğunu iddia ediyordu. Şu an için sonucunun ne olduğunu bilmiyorum ama Oracle entelektüel sermayesinin SAP tarafından kopyalandığına dair dava açmıştı. SalesForce’un sloganı “no software”. SaaS ve tarayıcı temelli uygulamalarının yaygınlaştığı bir dünyada hocayı anlamak imkansız. Diğer yandan bizim yazılım geliştirim ortamında kullandığımız araç setinden biri olan ColdFusion dünyanın en önemli yazılım firmalarından biri olan Adobe’un teknolojisi. Adobe defalarca en beğenilen yazılım şirketi seçilmiştir. Ayrıca Coldfusion demek J2EE demek. J2EE ise Sun, Oracle, IBM hatta SAP demek. Coldfusion teknolojisini küçümseyerek hoca ne yapmaya çalışıyor anlamadım.
g) Yazılım üretimi ve kalite süreçleri hakkında bilgimiz sorgulanıyor. Dünyada bu işler nasıl olur deniyor.
Hocamız horizantal vertical benimle kişisel olarak bilgilerini ölçmek istiyor. Ama ben bir yarışma içinde olduğumuzu düşünmüyorum. Ancak şunu çok iyi biliyorum ki; elimizde çalışan, denenmiş, beğenilen ürünler var. Herhalde bu ürünleri geliştirirken hiç değilse bir şey öğrenmişizdir. Çok garipbir yaklaşım. Ne diyelim CMMI’dan daha etkin bir metodolojimiz var desek.
Hocam iyice kızacak galiba…
Hocam iyice kızacak galiba…
h) Workcube’ün sonunun “fiyasko” olmaması umuluyor.
Hocam kusura bakmasın ama bu cümle gerçekten bir fiyasko! Ben yazımda ne hocanın kitabını ne SAP’ı eleştiriyorum. SAP yerine işletmeler için kurumsal bilgi sistemlerinin önemini anlatmalı diyorum. Bir bilim adamı olarak hiçbir firmaya angaje olmamalı diyorum. “sonunuz fiyasko olacak” kehaneti beni her canlının, her şirketin, her devletin ölümlü olduğu gerçeğini bir daha hatırlattı. Hocama katılmamak imkansız . Yaratan hiç birimizin sonunu “fiyasko” etmesin. Herkes için
barış, esenlik ve bereket versin…
ı) Workcube ile başka kurumlar arasında bağlar kuruluyor.
Workcube 500’e yakın işletmeye yazılım hizmeti sunmaktadır. Tüm müşterilerimizle kalıcı ilişkiler ve yakın dostluklar geliştirmek iş yapış biçimizdir. Yazıyla ilgisini anlayamadım.
i) Sayın Erdaş tüm çabalarını vatanperverlik, maneviyatçılık etrafında anlamlandırıyor.
Bugünün dünyasında vatanperverlik bazı alanlarda inadına var olmayı gerektiriyor. Bu alanların başında bilgi yoğun endüstriler var. Kılıç kalkan devri de, kolonizasyon devri de kapandı. Şimdi gelişmiş ülkeler ve onların uluslar üstü şirketleri merkezlerine/ülkelerine daha fazla kar/kaynak transfer etmenin yaratıcı yollarını keşfediyorlar. 3. Dünya ülkelerinde yetenekli/şanslı insanlar dünya vatandaşı olmak için bu şirketlere hizmet etmek için yarışıyor. Yerel otoriteler daha fazla yabancı yatırım için her şeye hazır. Aslında bu tabii bir durum ve adı küreselleşme. Küreselleşme dünyaya eklemlenmeyi zenginleşmenin temel dinamiği olarak görüyor. Çoktandır Türkiye’de zenginleşme ve zenginleştirme ile vatanperverlik arasında zihinlerde bağ var. Eğer milletimizi zengin edersek vatani görevimiz yerine gelmiş olur. Erdaş hocanın yaptığı bu. Dünya çapında bir şirket için çalışmak. Ya onun distribütörü olursunuz, ya onun hizmetlerini yaparsınız, ya onun tedarikçisi olursunuz. Ya da yok olursunuz. Bir başka deyişle Amerikan mandası mı? İngiliz mandası mı? Benim bildiğime göre her şey bitti denildiği anda “ya istiklal ya ölüm” diyenler vatanperverdi…
j) Türk gençlerinin, SAP Türkiye ofisinin ve Türk SAP danışmanlarının kalitesini arttırmak isteniyor.
Hintli gençler SAP hizmetlerini ayda birkaç yüz dolara tüm dünyaya veriyor artık. Daha büyük hedeflere ihtiyacı var Türk gençlerinin. “İstikamet kerametten üstündür” sözünü hatırlatmakta yarar var.
k) Son olarak benim Türk diline katkı sağlamam, bir kitap yazmam ve doktora tezimi sunmam isteniyor.
Hocam, lulfederse Türkçe karşılık bulamadığı kavramların türkçeleştirilmesine yardımcı olabilirim. 41 yaşındayım. Birçok tez geliştirdim. Hatta bu tezleri hayata geçirerek tecrübe ettim. İnsana ve eşyaya dair bir tez geliştiriyorum. Ama bunu bir akademik kurulun onayına sunmaya niyetim yok.
Hocamı kırmak veya üzmek asla istemem.
Hocamı kırmak veya üzmek asla istemem.
Kendisini tanımadan sevmeye başladım.
Çalışkan ve içli bir insan olduğunu anlıyorum.
Çalışkan ve içli bir insan olduğunu anlıyorum.
Benim sözlerim “dostun gülü yareliyor” sadedindedir…
Ömer Turhan
Sayın Erdaş'ın gönderdiği e-posta.
(Kişisel bir yazışma olsaydı katiyetle ifşaa etmezdim. Ancak Yahoo gruplara da gönderildiği için sakınca görmedim)
“
Sayın Ömer Turhan dikkatine,
Öncelikle Ramazan Bayramınızı kutluyorum Ömer bey,
Özgeçmişinize ulaşamadım; ancak workcube de Coldfusion ile SAP ye rakip olabilecek ERP çözümleri iddia ediyorsunuz. Yıllardır IT sektöründeyim; SAP kadar işletmecilik bilgisi ve IT Bilgisini bir araya getiren Business Content ve Meta Data Repository sini sürekli yenileştiren bir başka firma tanımadım. Aynı zamanda ORACLE Principle Consultant olarak designer developer ile Formlar geliştirdim GSM GPRS WAP UMTS Geliştirme mühendisi olarak katkılarım oldu.
SAP Kitabımı yazarken en çok zorlandığım Türkçe terimleri karşılıkları bulmak oldu. Madem çöyle benim eserime ve akademik kariyerime insafsızca eleştiride bulunuyorsunuz WorkCube için Türkçe bir kitap yayınlasanız da bir görsem! Anlasanız ne kadar sabır gerektiren vatan sevgisi iman gerektiren bir çaba olduğunu!
Siz xxx lerle iç içesiniz anladığım kadarıyla!
Ben de ülkem de SAP kadar kaliteli bir yazılımın üretilmesine katkıda bulunmak için buy kitabımı yazdım.
CebiT Avrasya da kitabımı tanıtmak istiyorum 7-8 Ekim de İstanbul da !
Görüşüp tanışalım da karşılıklı bir yatay ve dikey bilgi genişliğimizi ve derinliğimizi (horizontal and vertical depth and details)öğrenelim.
Piyasada SAP Danışmanıyım diyerek gezinen evsafsız, birkaç aylık kursla bu işi yapanlardan sandınız herhalde Mehmet Erdaş ı?
İnsafsız eleştiriniz beni üzdü; çünkü siz bu eleştiriyi sadece ticari menfaat düşüncesiyle yapmışsınız! Halbuki ben ise Türk gençliğine bilgi aktarmak gibi kutsal bir amaçla bu kitabı yazdım ve konusunda başka orijinal Türkçe kitap da yoktur!
Acaba kitabımı hiç elinize alıp ciddi ciddi incelediniz mi? Belki sizin işinize yarayan bilgiler de bulabilirsiniz SAP nin yanı sıra!
Tavsiye ederim bir inceleyin okuyun sonra eleştirin!
Teessüf ediyorum, size yolunuzda başarılar diliyorum!Umarım Workcube un sonu fiyasko olmaz!Çok gördüm ben ERP işine giren ama sonra yokolan firmaları!
Coldfusion ve web based olduğunu iddia ettiğiniz teknolojiniz aşırı hafıza tüketir ve son kullanıcı bir süre sonra iğdiş olur!
Farkındamısınız ne yaptığınızın?
Hiç Software Kalitesi ve Üretimin deki süreç denetimi dünyada nasıl yapışıyor incelediniz mi?
Mercedes ve BMW ile Hyundai Fiat Teknolojisi bir olur mu?
BİLEN İLE BİLMEYEN HİÇ BİR OLUR MU?( Zümer suresi 39.Sure Kuran ı Kerim)
BEN SAP nin reklamını yapmıyorum tam tersine SAP Türkiye yi ve SAP yi sürekli eleştiriyorum ve hizmet danışmanlık destek kalitesini yükseltmeye zorluyorum; biliyormusunuz bunları da?
Mehmet Erdaş kimsenin uşağı reklamcısı değildir; hür düşünen iyi yetişmiş bir bilim adamıdır.
Hele Hocam Mehasin Usmanoğluna verdiğim sözü tutamadığımı beni hiç tanımadan iddia etmeniz düpedüz hafiflik insafsızlık değil midir?
Önce siz de Mehmet ERDAŞ kadar eğitim görün ülkenize hizmet verin nefs i feragatte bulunun, konusunda ilk Türkçe kitabı yazın Türk diline ve bilime katkıda bulunarak hakkıyla doktora tezi yazın katkıda bulunun sonra konuşun!
Allah kuluna yetmez mi?
Viyana dan selamlar!
“







Hakan Müştak yazdı : 11/10/09 10:19 PM
Tavır ve tarz gerçekten çok yanlış.Tartışılabilecek çok detay olsa da, ben akademik kariyer noktasında benimle aşık atamazsın, sizde kim oluyorsunuz tavrına takıldım.
Hiçde yakıştıramadım..!